FAIL (the browser should render some flash content, not this).
Sizden Gelenler Sizde Gönderin
Efe Deniz 5 Aralık 2007 gecesi ani bir kararla 10 küsür gün önceden aramıza katıldığında, hemen 2 ay sonra bir kardeşi olabileceği fikri aklımızın ucundan bile geçmezdi.
Hele ki, modern ve bilinçli bir anne olduğuna inanan ben, böyle durumlar karşısında "aaa ne o öyle, biri elinde biri göbeğinde" diye çokça eleştirdiğim bir konuma düştüğümde, "büyük lokma ye, büyük laf söyleme" sözünün anlamını bir kez daha anlamış oldum.
Sibel hanıma gidip "ne yapacağım ben şimdi" dediğimde; "Kendini fiziki ve ruhsal hazır hissediyorsan,hiçbir engelin yok" dediği an hissettim ikinci bir bebeğimin olmasını da istediğimi.
Şu anda Efe deniz 7 aylık,Nehir ise 20 haftalık oldu.Doğduğunda Efe Deniz ile aralarında nerdeyse tam 1 yaş fark olacak.
İkiz gibi büyüyecekler büyümesine de, 7 aylık, kıpır kıpır, yerinde duramayan bir abiye sahip olması sebebiyle bizim kızın bir derdi var.
Buyrun kendi ağzından dinleyin:

Hep Efe Deniz, hep Efe Deniz. Beni düşünen yok galiba L

Sabah annem bir "günaydın" deyip, iki tepemi okşuyor sonra hep duyduğum: "Hadi uyku vakti oğlum, hadi yemek vakti oğlum, hoppala oğlum,canım oğlum,cicim oğlum,tatlı oğlum". Oğlum da oğlum. Yeter ama artık!

Aaaaa ama bu kadar da çifte standart olmaz ki. Ben mi dedim size beni yapın diye. Yaparken iyiydi de şimdi ilgiye gelince niye pas geçiyorsunuz beni!Hem madem yaptınız, e o zaman bana da ilgi gösteceksiniz, ben mi öğreteceğim size bebek içerdeyken gelişir,içerdeyken hissetmeye, duymaya başlar diye? Hey anne, senin bunu benden iyi biliyor olman lazım. Zamanında abim içinden kaçmaya kalktığında "oğlum bak orada bir kordon var, ona sıkı sıkı tutun sakın bırakma" demeyi biliyormuşsun. Bu ne çifte standarttır ya. Abime canım cicim, bana günaydın ve iki okşama darbesi . Madem öyle işte böyle, ben de rahim kanalına yaklaşır, çıkışa doğru yol alırım, sen de popondan yersin o 3 gün boyunca yeri zonk zonk zonklayan iğneyi. Sen misin benimle konuşmayan, hadi bakalım şimdi de konuşma, şimdi de "tatlı kızım hadi çık yukarı, daha gelmene çok zaman var, acele etme" deme de göreyim.

Ne o baba, annemle böyle konuşmam hoşuna gitti galiba, gülüyorsun. Hiç gülme boşuna, senin konuşmalarını da duyuyorum burdan, sana da iki çift lafım var.

Seni çifte standartcı seni, seni ayırımcı baba seniiii...

Efe Deniz'e gelince, yok kızlar eve gelirmişmiş de, yok gece barlara gidermiş de, yok çapkınlık yaparmış da,yok kız arkadaşlarıyla işve cilve..vs'miş de... eee niye o zaman annem "kız da gezer" ya da "kızın erkek arkadaşı" gibi bir cümle kullandığında "kız nereye gezer" ya da "ne erkek arkadaşı ya yok öyle erkek arkadaş filan" diyorsun?!? Ne yapacaksın turşumu mu kuracaksın? Hem sen annemle gezerken iyiydi di mi? "Ama ben başka,ben anneni seviyordum" diyorsun hemen. Eee beni de seven biri-birileri olamaz mı?

Baba, baba? İyi misin baba? Birileri derken aynı anda sevecekler demek istemedim... Hani farklı zamanlar.... baba? Ahhh birşey oluyor adama...

Hay allah, daha beter oldu. Ben en iyisi şimdilik kapatayım şu erkek arkadaş meselesini. Baksana daha doğmadan adamı kalp hastası yaptım. Erkek arkadaşlar diyince böyle oluyorsa, Efe Deniz ne yaparsa ben de yapabilmeliyim dersem adam kalpten gidecek.

Yok yok zor iş dünyaya gelmek, daha içerden idare edemedim dışarda ne yapacağım bakalım.... neyse vardır elbet bir yöntemi...

Babaaaa...iyi misin....



İşte böyle... Demek ki neymiş, ikinci bebek gelince ilk bebek ihmal edilir sözünün tam tersi de olabilirmiş. Bu durumda içerdeki bebeği ihmal etmemek gerekirmiş :) Oğlan, kızı kıskanır mı derken, kız başladı nazını çektirtmeye :) Bakalım daha nelerr,neler göreceğiz...

Buket Başak Aksu Yılmaz (www.denizvenehir.blogspot.com)
© 2007 Sibel Açıkalın Exe Web Grubu